Türkiye’nin, güncel ve bir o kadar da önemli konularından biri Türk Dili ve Edebiyatı derslerine karşı olan ön yargımız. İlk olarak, dersi dinlemek uykumu getiriyor, dinlemek istemiyorum, zaten anlamıyorum, yapamıyorum, zaten, sınavdan geçemeyeceğim dediğinizi duyar gibiyim…

Bu ön yargımızı kırmak, sevmekle başlar. Neden dinlemek istemiyorum. Çünkü genel olarak öğretmenlerimizin çoğu anlatıyor, dinlemek isteyen dinliyor ve bitiyor. Neden dersi daha eğlenceli hale getirmiyoruz. Neden, herkesin derse olan ilgisini arttırmayalım. Öncelikle, Dil ve Anlatım derslerini yaparken neden şarkı sözlerini yazarak, onlara sevdirmeye çalışmayalım. Onların da şarkı sözlerinden bulmasını istemeyelim. Sıfatları ve Zamirleri anlatırken, Candan Erçetin’in bir şarkısı; Onlar Yanlış Biliyor’ un nakarat kısmını dinleterek orada geçen sıfat ve zamirleri bulmalarını sağlayarak hem eğlenmelerini, hem de öğrenmelerini sağlayabiliriz. Bu fikrimi gerçekleştiren, Türkçe öğretmeni Süleyman Sakcı’yı tebrik etmek istiyorum…

Herkes kitabının .. sayfasını açsın ve şu metni okusun. Haftaya şu etkinliği yapın gelin… gibi cümleleri hepiniz eminim ki duymuşsunuzdur. Sonra nasıl bu dersi sevmelerini bekleyebiliriz. Neden etkinliği yapsınlar ki. Neden bu derse girmek istesinler ve neden yanındaki arkadaşıyla konuşmak yerine sizi dinlesinler… Ama ne yazık ki dersler genel olarak böyle işleniyor. Farkındalık yaratmadan, öğrenme beklenemez. Ders anlatma şeklimizi değiştirirsek, Hem öğrenciler dersi sevecektir ve ayakları geri geri gitmeden dersi iple çekecektirler. Hem de öğretmenler olarak dinlendiğimizi bilerek, öğrendiklerini görerek, mutlu dersler işleyeceğizdir..

Kitaplara, bağlı işlenmemeli dersler, Her konuya geçtiğimizde yeni, yaratıcı etkinlikler bularak derste öğrencilerle birlikte yapabiliriz. Bazen, öğrencileri ödüllendirebiliriz. Bu durum öğrencilerle olan ilişkilerimizi güçlendirecektir.

Edebiyat derslerinde, 40 dakika ders anlatmak yerine 30 dakika ders, son 10 dakika bir hikaye anlatılabilir. Güncel bir konu hakkında da son 10 dakika konuşabiliriz. Önceliğimiz, öğrencilere dersi sevdirmek… Hayatımızda da böyle değil midir?

Unutmayalım her şey sevmekle başlar…

Sevgi ve Saygılarımla…
H. Cansu Durmaz
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

%d blogcu bunu beğendi: